*Av. Yakup ERİKEL, Av. Sibel ÖZTÜRK, LL.M.
Rekabet Kurulu’nun 20.11.2025 tarihli ve 25-43/1046-598 sayılı kararı
1. Giriş
Rekabet Kurulu’nun 20.11.2025 tarihli ve 25-43/1046-598 sayılı kararı, lastik üretimi ve dağıtımı alanında faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından dikkatle incelenmesi gereken bir çerçeve ortaya koymaktadır. Karar, yalnızca Tatko Lastik Sanayi ve Ticaret AŞ bakımından uzlaşma ile sonuçlanan bir süreci yansıtmakla sınırlı değildir. Aynı dosya kapsamında yürütülen soruşturma diğer teşebbüsler bakımından devam etmekte olup, Kurul’un bu aşamada ortaya koyduğu tespitler, sektörün rekabet hukuku bakımından hassasiyet taşıyan alanlarını açık biçimde göstermektedir. Bu yönüyle karar, lastik sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler açısından uygulamada hangi davranışların riskli görüldüğünü somutlaştıran bir referans niteliği taşımaktadır.
2. Sektörel Yapı ve Dağıtım Modeline İlişkin Tespitler
Kurul’un kararında en dikkat çeken unsurlardan biri, sektörün yapısına ilişkin yapılan tespitlerdir.Lastik sektörü; üretici, ithalatçı, distribütör ve perakendeci katmanlarından oluşan çok katmanlı bir yapı sergilemekte; özellikle yenileme pazarında satışlar büyük ölçüde bayi ağı üzerinden gerçekleşmektedir. Nitekim dosya kapsamındaki veriler çerçevesinde, teşebbüslerin satışlarının genel olarak yaklaşık %90’ının bayiler aracılığıyla yapıldığı ifade edilmektedir.
Tatko özelinde ise:
bulunduğu görülmektedir. Bu tablo, Kurul’un değerlendirmesinde açık şekilde karşılık bulmakta; özellikle bayi ilişkileri ve bayi iletişimi, rekabet hukuku bakımından en hassas alanlardan biri olarak öne çıkmaktadır.
3. İhlal Değerlendirmesi: İki Ayrı Eksende İnceleme
Kurul, Tatko bakımından değerlendirmesini iki ayrı eksende ele almış ve idari para cezasını da bu ayrım üzerinden tesis etmiştir.
3.1. Çıktı Piyasasına İlişkin Tespitler
İlk olarak, lastik üretimi ve dağıtımı pazarında teşebbüsler arasında gerçekleşen bilgi değişimleri incelenmiştir. Kurul’un yaklaşımı bu noktada açıktır: Teşebbüsler arasında fiyatlara, ticari stratejilere veya pazar davranışına ışık tutabilecek bilgilerin paylaşılması, rekabetçi bağımsızlığı zedeleyebilecek nitelikte görülmektedir. Bu çerçevede, teşebbüsler arasında gerçekleşen bilgi değişimi, tek başına rekabet hukuku kapsamında değerlendirmeye konu olabilmektedir.
3.2. İş Gücü Piyasasına İlişkin Tespitler
Kararda ayrıca, çalışanlara ilişkin bilgi paylaşımları da ayrı bir başlık altında ele alınmıştır.
Bu kapsamda;
gibi unsurların teşebbüsler arasında paylaşılması, rekabete duyarlı bilgi olarak değerlendirilmiştir. Kurul’un bu yaklaşımı, iş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerin rekabet hukuku uygulamasında yerleşik bir inceleme alanı olarak ele alınmaya devam ettiğini göstermektedir.
4. Rekabete Duyarlı Bilgiye İlişkin Çerçeve
Kararda dikkat çeken bir diğer husus, rekabete duyarlı bilgi kavramının somutlaştırılmasıdır. Kurul’un değerlendirmesine göre;
rekabet hukuku bakımından hassas nitelik taşımaktadır. Bu nitelikteki bilgilerin teşebbüsler arasında paylaşılması, rekabetçi davranışların bağımsızlığını zayıflatabilecek bir etki doğurması nedeniyle rekabet hukuku kapsamında değerlendirmeye konu edilmektedir.
5. Taahhüt ve Uzlaşma Sürecine İlişkin Notlar
Soruşturma sürecinde Tatko tarafından taahhüt başvurusunda bulunulmuş; ancak Kurul bu başvuruyu kabul etmemiştir. Bunun ardından teşebbüs uzlaşma sürecine dahil olmuş ve süreç bu kapsamda sonuçlandırılmıştır.
Uzlaşma çerçevesinde:
Kurul tarafından yapılan değerlendirmede, Tatko’nun rekabet hukuku ihlaline konu davranışlarının iki ayrı başlık altında ele alındığı görülmektedir.
Bu kapsamda;
Kurul’un değerlendirmesinde, özellikle teşebbüsler arasında gerçekleşen bilgi değişiminin niteliği, bu bilgilerin geleceğe yönelik ticari davranışları etkileyebilecek olması ve teşebbüsler arasındaki rekabetçi bağımsızlığı zayıflatma potansiyeli belirleyici olmuştur. Öte yandan, teşebbüsler arasında açık bir anlaşmanın varlığına ilişkin kesin bir tespit bulunmasa dahi; rekabete duyarlı bilgilerin paylaşılmasının tek başına rekabeti sınırlayıcı etki doğurabileceği yönündeki yaklaşımın bu kararda da sürdürüldüğü görülmektedir. Bu süreç, taahhüt ve uzlaşma mekanizmalarının farklı aşamalarda ve farklı değerlendirme kriterleri çerçevesinde ele alındığını ortaya koymaktadır.
6. Sonuç
Tatko Lastik kararı, lastik sektöründe rekabet hukuku uygulamasının yalnızca fiyat ve pazar davranışlarına ilişkin değerlendirmelerle sınırlı olmadığını; sektörün yapısal özellikleri ve teşebbüsler arası etkileşim biçimleri çerçevesinde ele alındığını ortaya koymaktadır.
Özellikle:
rekabet hukuku bakımından öne çıkan hassas alanlar olarak kararda açık biçimde karşılık bulmaktadır.
Bu yönüyle karar, lastik sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından, rekabet hukuku risklerinin yoğunlaştığı alanları somutlaştıran ve uygulamaya yön veren güçlü bir referans niteliği taşımaktadır.