Av. Sibel ÖZTÜRK, LL.M.
Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 9 Eylül 2026 tarihli ve T-1139/23 sayılı kararıyla, Avrupa Komisyonunun Booking Holdings tarafından Etraveli Group’un devralınmasını yasaklayan 25 Eylül 2023 tarihli kararına karşı açılan iptal davasını reddetmiştir. Genel Mahkeme, Komisyonun bazı ekonomik değerlendirmelerinde hatalar bulunduğunu tespit etmekle birlikte, işlemin Booking’in çevrim içi otel rezervasyonu aracılık hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu güçlendirerek etkin rekabeti önemli ölçüde engelleyeceği yönündeki temel değerlendirmesini hukuka uygun bulmuştur.
Karar, dijital platformların tamamlayıcı pazarlarda gerçekleştirdikleri devralmaların rekabetçi etkilerinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır. Özellikle ağ etkileri, müşteri edinme kanalları ve dijital ekosistemlerin güçlenmesi gibi unsurların birleşme kontrolündeki rolünü ortaya koyan karar, etkin rekabetin önemli ölçüde engellenmesi (significant impediment to effective competition – SIEC) testinin uygulanmasına ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler içermektedir.
İşlemin Arka Planı ve Komisyonun Yasaklama Kararı
Booking Holdings, başta Booking.com olmak üzere çeşitli dijital platformlar aracılığıyla çevrim içi seyahat rezervasyonu hizmetleri sunmaktadır. İsveç merkezli Etraveli Group ise özellikle uçak bileti rezervasyonu hizmetlerinde uzmanlaşmış olup Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki önemli çevrim içi seyahat aracıları arasında yer almaktadır.
İncelemeye konu işlem, Booking’in Etraveli Group üzerinde tek kontrol elde etmesini ve böylece uçuş rezervasyonu faaliyetlerini mevcut seyahat hizmetleri ekosistemiyle daha güçlü biçimde bütünleştirmesini öngörmektedir. Taraflar arasında işlem öncesinde de ticari iş birliği bulunmakta; Booking, Etraveli’nin sağladığı altyapı aracılığıyla uçuş rezervasyonu hizmetleri sunabilmektedir. Bununla birlikte devralma, söz konusu ticari ilişkinin ötesine geçerek Booking’in uçuş rezervasyonlarındaki faaliyetlerini ve bu faaliyetler üzerinden otel rezervasyonu müşterilerine erişim kapasitesini güçlendirecek niteliktedir.
İşlem, 139/2004 sayılı AB Birleşme Tüzüğü’nde öngörülen olağan ciro eşiklerini karşılamamasına rağmen, tarafların talebi üzerine Tüzük’ün 4(5). maddesi uyarınca Avrupa Komisyonunun incelemesine sunulmuştur. Sevk talebinin 9 Mart 2022 tarihinde kabul edilmesinin ardından işlem 10 Ekim 2022 tarihinde resmen bildirilmiş; Komisyon, 16 Kasım 2022 tarihinde ayrıntılı inceleme sürecini başlatmıştır. İnceleme kapsamında 9 Haziran 2023 tarihinde İtiraz Bildirimi gönderilmiş ve Booking tarafından rekabetçi endişeleri gidermeye yönelik taahhütler sunulmuştur.
Komisyon, 25 Eylül 2023 tarihli ve M.10615 sayılı kararıyla, devralmanın Booking’in Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki çevrim içi otel rezervasyonu aracılık hizmetleri pazarında sahip olduğu hâkim durumu güçlendireceği ve etkin rekabeti önemli ölçüde engelleyeceği sonucuna ulaşmıştır. Sunulan taahhütlerin söz konusu endişeleri yeterli ve kalıcı biçimde gidermediği değerlendirilerek işlem, 139/2004 sayılı Tüzük’ün 2(3) ve 8(3). maddeleri uyarınca iç pazarla bağdaşmaz ilan edilmiştir.
Komisyonun Rekabetçi Endişeleri: Ağ Etkileri ve Dijital Ekosistemin Güçlenmesi
Komisyonun değerlendirmesi, Booking’in Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki çevrim içi otel rezervasyonu aracılık hizmetleri pazarında sahip olduğu güçlü konuma dayanmaktadır. Komisyon, Booking’in bu pazarda %60’ın üzerinde pazar payına sahip olduğunu, rakiplerinden önemli ölçüde ayrıştığını ve oteller karşısında güçlü bir pazarlık konumu elde ettiğini tespit etmiştir.
Bununla birlikte işlemin rekabetçi etkileri, aynı pazarda faaliyet gösteren iki önemli rakibin birleşmesinden kaynaklanmamaktadır. Booking’in temel faaliyet alanı otel rezervasyonları, Etraveli’nin uzmanlaştığı alan ise uçak bileti rezervasyonlarıdır. Komisyonun endişesi, bu iki tamamlayıcı faaliyetin bütünleşmesinin Booking’in hâkim durumda bulunduğu pazardaki konumunu daha da güçlendirmesidir.
Komisyona göre uçak bileti rezervasyonları, seyahat planlamasının çoğu zaman ilk aşamasını oluşturmakta ve otel rezervasyonlarına yönlendirilebilecek önemli bir müşteri kitlesine erişim sağlamaktadır. Etraveli’nin devralınması, Booking’in uçuş rezervasyonu hizmetlerindeki kapasitesini artırarak daha fazla tüketiciyi kendi ekosistemine çekmesine ve bu tüketicilere otel rezervasyonu hizmetlerini sunmasına olanak sağlayacaktır.
Bu mekanizma, farklı fakat birbirini tamamlayan hizmetlerin aynı müşteri kitlesine sunulmasını ifade eden çapraz satış (cross-selling) yaklaşımına dayanmaktadır. Örneğin uçak biletini Booking üzerinden satın alan bir tüketicinin, seyahatinin devamında konaklama ihtiyacını da aynı platform aracılığıyla karşılaması mümkün hâle gelmektedir.
Komisyon, söz konusu gelişmenin yalnızca satış hacmindeki artışla sınırlı kalmayacağını değerlendirmiştir. Booking’in geniş otel portföyü daha fazla tüketiciyi platforma çekerken, artan müşteri sayısı da platformun oteller bakımından önemini güçlendirmektedir. Ağ etkileri (network effects) olarak adlandırılan bu karşılıklı etkileşim, rakip platformların yeterli müşteri ve otel portföyüne ulaşmasını zorlaştırabilmektedir.
Bu çerçevede Komisyon, devralmanın Booking’e yeni ve önemli bir müşteri edinme kanalı sağlayarak mevcut ağ etkilerini güçlendireceğini, pazara giriş ve büyüme engellerini artıracağını ve rakiplerin Booking üzerinde rekabet baskısı oluşturma imkânını zayıflatacağını değerlendirmiştir. Ayrıca Booking’in oteller karşısındaki pazarlık gücünün artmasının daha yüksek aracılık komisyonlarına ve dolayısıyla oteller ile potansiyel olarak tüketiciler bakımından daha yüksek maliyetlere yol açabileceği belirtilmiştir.
Dolayısıyla Komisyonun zarar teorisi, işlemin doğrudan yaratacağı pazar payı artışından ziyade, Booking’in mevcut hâkim durumunun dijital ekosistem etkileri aracılığıyla güçlenmesine dayanmaktadır.
Booking’in İtirazları ve Genel Mahkemenin Değerlendirmesi
Booking, Komisyonun yasaklama kararına karşı açtığı iptal davasında, özellikle yatay olmayan birleşmelere ilişkin hukuki çerçevenin uygulanmasına, işlemin gerçekleşmemesi hâlinde ortaya çıkacak rekabet koşullarının belirlenmesine ve etkin rekabetin önemli ölçüde engelleneceği sonucunun yeterince ispatlanmadığına ilişkin itirazlar ileri sürmüştür.
Yatay Olmayan Birleşmeler ve Tersine Kaldıraç Etkisi
Booking’in temel itirazlarından biri, Komisyonun 2008 tarihli Yatay Olmayan Birleşmeler Kılavuzu’nda açıkça düzenlenmeyen bir zarar teorisine dayanmasıdır.
Geleneksel kaldıraç etkisinde (leveraging), bir teşebbüsün bir pazardaki gücünü başka bir pazardaki konumunu güçlendirmek amacıyla kullanması söz konusudur. Booking/Etraveli işleminde ise farklı bir mekanizma bulunmaktadır: Booking, uçak bileti rezervasyonu pazarındaki faaliyetleri devralarak hâlihazırda hâkim durumda olduğu otel rezervasyonu pazarındaki konumunu güçlendirmektedir. Bu yaklaşım, tersine kaldıraç etkisi (reverse leveraging) olarak nitelendirilmektedir.
Genel Mahkeme, 2008 tarihli Kılavuz’un yatay olmayan birleşmelerden kaynaklanabilecek bütün rekabetçi zarar teorilerini sınırlayıcı biçimde düzenlemediğini belirterek Booking’in bu yöndeki itirazını kabul etmemiştir. Mahkemeye göre dijital pazarlarda ortaya çıkan yeni rekabetçi risklerin, mevcut kılavuzlarda açıkça öngörülmemiş olması, bunların birleşme kontrolü kapsamında değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir.
Böylece Mahkeme, tamamlayıcı bir pazardaki devralmanın mevcut hâkim durumu güçlendirmesi üzerine kurulu zarar teorisinin AB birleşme kontrolü çerçevesinde incelenebileceğini kabul etmiştir.
Karşıolgusal Analiz ve İşlemin Rekabetçi Etkileri
Booking, Komisyonun işlemin gerçekleşmemesi hâlinde ortaya çıkacak rekabet koşullarını (counterfactual) doğru değerlendirmediğini de ileri sürmüştür. Bu itiraz, taraflar arasında devralma öncesinde mevcut olan ticari iş birliğine dayanmaktadır.
Booking’e göre Etraveli ile yürürlükte bulunan anlaşmalar sayesinde uçuş rezervasyonu hizmetleri zaten sunulabildiğinden, devralmanın yaratacağı ilave rekabetçi etkilerin bu mevcut ilişki dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Genel Mahkeme, karşıolgusal senaryoya ilişkin tartışmayı değerlendirmiş; ancak somut olayda işlemin Booking’in otel rezervasyonu pazar payında yaratacağı artışın kesin büyüklüğünün Komisyonun zarar teorisi bakımından belirleyici olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Zira Komisyonun temel endişesi, yalnızca kısa vadeli pazar payı artışından değil, devralmanın Booking’in müşteri edinme kapasitesini ve dijital ekosistemini yapısal olarak güçlendirmesinden kaynaklanmaktadır.
Etkin Rekabetin Önemli Ölçüde Engellenmesi Testi
Kararın hukuki açıdan en önemli bölümü, 139/2004 sayılı Tüzük’ün 2(3). maddesinde düzenlenen etkin rekabetin önemli ölçüde engellenmesi testinin uygulanmasına ilişkindir.
Genel Mahkeme, bir birleşmenin hâkim durumu güçlendirmesinin tek başına etkin rekabetin önemli ölçüde engellendiği sonucunu doğurmayacağını açıkça vurgulamıştır. Komisyonun, söz konusu güçlenmenin etkin rekabet üzerinde neden önemli bir engel oluşturacağını ayrıca ortaya koyması gerekmektedir.
Bu kapsamda Mahkeme, Komisyonun ekonomik değerlendirmelerini ayrıntılı biçimde incelemiş ve işlemin Booking’in otel rezervasyonu pazar payında yaratacağı artışa ilişkin bazı hesaplamalarda hatalar bulunduğunu tespit etmiştir. Nitekim söz konusu artışın yalnızca yüzde puanın birkaç onda biriyle sınırlı kalabileceği belirtilmiştir.
Mahkeme ayrıca, işlemin otellerin Booking’e daha fazla oda envanteri aktarmasına, rakip platformlarla ticari ilişkilerini sonlandırmasına veya Booking’in otellerden aldığı komisyonları artırmasına yol açacağının yeterince ortaya konulmadığını değerlendirmiştir.
Bununla birlikte bu eksiklikler, Mahkeme tarafından Komisyonun yasaklama kararını geçersiz kılacak nitelikte görülmemiştir.
Mahkemeye göre güçlü ağ etkilerinin, yüksek giriş ve büyüme engellerinin ve hâkim teşebbüs ile rakipleri arasında belirgin ölçek farklılıklarının bulunduğu bir pazarda, sınırlı bir pazar payı artışı dahi mevcut rekabetçi yapının güçlenmesine katkıda bulunabilmektedir. Etraveli’nin devralınması ise Booking’in önemli bir müşteri edinme kanalındaki faaliyetlerini genişleterek rakipler tarafından kolaylıkla oluşturulamayacak bir seyahat ekosistemini pekiştirmektedir.
Bu nedenle etkin rekabetin önemli ölçüde engellenmesi, yalnızca mevcut rekabet baskısının doğrudan ve belirgin biçimde azalması hâlinde söz konusu olmamaktadır. Hâlihazırda sınırlı olan rekabetin kalıcı hâle gelmesi ve hâkim teşebbüsün pazar konumunun rakipler tarafından zorlanmasının güçleşmesi de bu değerlendirme kapsamında önem taşımaktadır.
Genel Mahkeme ayrıca, Komisyonun rekabetçi etkileri ortaya koyarken niteliksel delillere dayanabileceğini kabul etmiş; ancak söz konusu delillerin yeterince güçlü, tutarlı ve ulaşılan sonucu destekleyebilecek nitelikte olması gerektiğini vurgulamıştır.
Etkinlik Kazanımları ve Sunulan Taahhütler
Booking, devralmanın farklı seyahat hizmetlerini tek platformda bütünleştirerek tüketicilere kolaylık sağlayacağını ve çeşitli ekonomik etkinlikler yaratacağını savunmuştur. Bununla birlikte Genel Mahkeme, ileri sürülen etkinlik kazanımlarının işlemin beklenen olumsuz rekabetçi etkilerini dengelemeye yeterli olduğunun gösterilemediği yönündeki Komisyon değerlendirmesini hukuka uygun bulmuştur.
Komisyonun idari incelemesi sırasında Booking tarafından rekabetçi endişeleri gidermeye yönelik taahhütler de sunulmuştur. Bu kapsamda uçak bileti rezervasyonu yapan kullanıcılara, rakip otel rezervasyonu platformlarının tekliflerini içeren bir tercih ekranı (choice screen) gösterilmesi önerilmiştir.
Ancak Komisyon, önerilen çözümün rekabetçi endişeleri bütünüyle gidermediği sonucuna ulaşmıştır. Özellikle tercih ekranının çapraz satış imkânlarının yalnızca sınırlı bir bölümünü kapsaması, tekliflerin seçimi ve sıralanmasında Booking’in kontrolündeki KAYAK algoritmalarının belirleyici olmaya devam etmesi ve uygulamanın etkin biçimde denetlenmesine ilişkin güçlükler bu değerlendirmede etkili olmuştur.
Booking tarafından sunulan revize taahhütlerin de söz konusu eksiklikleri gidermeye yeterli görülmemesi üzerine işlem yasaklanmıştır.
Kararın Hukuki Önemi ve Sonuç
Booking/Etraveli kararı, dijital platform birleşmelerinin rekabetçi etkilerinin yalnızca tarafların aynı pazardaki faaliyetleri veya işlem sonrasında ortaya çıkacak pazar payı artışı üzerinden değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.
Tamamlayıcı bir pazardaki faaliyetlerin devralınması, hâkim durumdaki bir teşebbüsün müşteri edinme kapasitesini artırarak mevcut ağ etkilerini güçlendirebilmekte ve rakiplerin pazara giriş veya büyüme imkânlarını sınırlayabilmektedir. Özellikle dijital ekosistemlerin belirleyici olduğu pazarlarda, bu tür yapısal etkilerin mevcut rekabet düzeyinin sürdürülebilirliği üzerindeki sonuçları önem taşımaktadır.
Bununla birlikte Genel Mahkemenin yaklaşımı, hâkim durumdaki teşebbüslerin tamamlayıcı pazarlarda gerçekleştirdikleri her devralmanın rekabete aykırı olduğu anlamına gelmemektedir. Hâkim durumun güçlenmesi ile etkin rekabetin önemli ölçüde engellenmesi ayrı hukuki değerlendirmeler olup Komisyonun bu iki unsur arasındaki bağlantıyı somut pazar koşulları ve yeterli deliller temelinde ortaya koyması gerekmektedir.
Bu yönüyle 9 Eylül 2026 tarihli karar, dijital platform birleşmelerinde ekosistem etkilerine dayalı zarar teorilerinin uygulanabileceğini teyit ederken, söz konusu teorilerin etkin rekabetin önemli ölçüde engellenmesi testi çerçevesinde gerekçelendirilmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır.
Kaynaklar
Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, 9 Eylül 2026 tarihli, Booking Holdings v European Commission, T-1139/23 sayılı karar, ECLI:EU:T:2026:535. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:62023TJ1139
Avrupa Komisyonu, 25 Eylül 2023 tarihli, Booking Holdings / Etraveli Group, M.10615 sayılı karar, C(2023) 6376 final. https://ec.europa.eu/competition/mergers/cases1/202451/M_10615_10430872_121034_7.pdf
Avrupa Birliği Adalet Divanı, 9 Eylül 2026 tarihli, 125/26 sayılı basın açıklaması, The General Court upholds the prohibition of Booking’s acquisition of Etraveli Group. https://curia.europa.eu/site/upload/docs/application/pdf/2026-09/cp260125en.pdf
Avrupa Komisyonu, 25 Eylül 2023 tarihli, IP/23/4573 sayılı basın açıklaması, Mergers: Commission prohibits proposed acquisition of Etraveli by Booking. https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_23_4573