Haberler

Rekabet Kurulu'ndan Süt Karşılığı Yem Uygulamasına Geçici Tedbir

Rekabet Kurulu; çiğ süt alımı, süt yemi satışı ve süt ürünleri üretimi ile satışı pazarlarında faaliyet gösteren bazı teşebbüsler ile Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneğinin fiyat tespiti, pazar paylaşımı ve rekabete hassas bilgi değişimi gibi rekabeti sınırlayıcı eylemlerde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.maddesini ihlal ettikleri iddiasına yönelik olarak 25-06/143-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar vermiştir. 

Önaraştırma sürecinde gerçekleştirilen yerinde incelemelerde, hayvancılık işletmelerinin süt karşılığı yem uygulamasına zorladığına işaret eden belgelerin bulunması üzerine Kurul, sektöre yönelik olarak önaraştırma yapılmasına 25-14/316-M(2) sayı ile karar vermiştir. 

Bu kapsamda Kurul, süt karşılığı yem uygulaması bakımından sektörde geçici tedbir uygulamasına ihtiyaç olup olmadığına karar verirken, geçmiş tarihli kararlarındaki çiğ süt ile çiğ süt ve yem sektörlerine ilişkin değerlendirmeleri ile geçici tedbir şartlarının oluşup oluşmadığını dikkate almıştır.

Kurulun Çiğ Süt Sektörüne İlişkin Geçmiş Tarihli Kararları

Çiğ Süt Sektörü 

  • 23.03.2000 tarihli ve 00-11/109-54 sayılı Çiğ Süt 2000 Kararında, entegre süt firmalarının çiğ süt ihalelerinde fiyat tespiti ve bölge paylaşımı yaptıkları iddiası incelenmiş; ihale konusu miktarın toplam piyasa içerisindeki payının son derece sınırlı olması nedeniyle piyasayı etkileyecek gücünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Buna ek olarak, çiğ süt piyasasında alım yapan teşebbüslerin alım yaptıkları bölge ile tesislerinin bulunduğu yer arasındaki uzaklığın büyük önem taşıdığı, taşıma uzaklığının artması durumunda alım yapan teşebbüslerin fazladan maliyete katlanmak durumunda kalacakları belirtilerek sektörde örgütlenmenin zayıf olması sebebiyle de süt üreticilerinin maliyet altında satış yaptıkları değerlendirilmiştir. 

 

  • 26.07.2006 tarihli ve 06-56/714-204 sayılı Konya ve Isparta Çiğ Süt Kararında ise, Konya ve Isparta illerinde faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin çiğ süt alım fiyatlarını birlikte belirledikleri ve bölge paylaşımına gittikleri tespit edilerek, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılmış ve idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Bununla birlikte, bazı bölgesel uygulamalara, çiğ süt kalitesinin artırılmasına katkı sağlayabileceği gerekçesiyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet tanınmıştır.

 

  • Kurulun 23.06.2016 tarihli ve 16-21/362-168 sayılı Çiğ Süt 2016 Kararında ise, çiğ süt alım fiyatlarındaki düşüş iddiaları değerlendirilmiş; üreticilerin küçük ölçekli yapısı, çiğ sütün bozulabilirliği ve sektörün yapısal sorunları dikkate alınarak, fiyat düşüşlerinin rekabeti ihlal eden bir eylemden değil, ekonomik ve sektörel parametrelerden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Çiğ Süt ve Yem Sektörü

  • Kurulun 04.10.2012 tarihli ve 12-48/1417-478 sayılı, Karacabey, Mustafakemalpaşa/Bursa ve Susurluk/Balıkesir Süt Karşılığı Yem 2012 Kararı’nda, Sütaş Süt Ürünleri AŞ’nin (SÜTAŞ), söz konusu bölgelerdeki süt üreticilerini kendisinden yem temin etmemeleri hâlinde süt alımını durduracağı yönünde tehdit ederek hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası incelenmiştir. İncelemede, çiğ sütün soğutulmadığı takdirde kısa sürede bozulabilen bir ürün olması ve soğutulsa dahi uzun mesafelere taşınmasının çoğu zaman ekonomik olmaması nedeniyle, ilgili coğrafi pazarın en dar şekilde Bursa’nın Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçeleri ile Balıkesir’in Susurluk ilçeleri olarak belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Kurul, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yaptığı incelemede, 2011 yılı pazar payları itibarıyla hâkim duruma işaret eden bir pazar gücü bulunmadığını; süt alımının yem temini şartına bağlanmadığını tespit etmiştir. 

 

  • Benzer şekilde, 13.08.2013 tarihli ve 13-47/638-277 sayılı Süt Karşılığı Yem 2013 Kararı’nda, SÜTAŞ, PINAR ve Mar Tüketim Maddeleri AŞ hakkında ileri sürülen baskı iddiaları incelenmiş; üreticilerin alternatif yem tedarik edebildikleri ve sütlerini farklı alıcılara verebildikleri gerekçesiyle, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.

 

  • Kurulun 25.04.2022 tarihli ve 22-19/310-135 sayılı Yem 2022 Kararı’nda, yem firmalarının anlaşma ve/veya uyumlu eylem yoluyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmedikleri incelenmiştir. Kurul, sektörün parçalı yapısı ile ithal ham madde fiyatları ve döviz kuru gibi değişkenler nedeniyle fiyatların sık değiştiğini; fiyat listeleri aracılığıyla yapılan duyuruların ve rakiplerin fiyatlama davranışlarının yakından takip edildiğini tespit etmiştir. Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda, Abalıoğlu Yem Sanayi AŞ, CP, MATLI ve Erişler Yem San. ve Tic. AŞ’nin, piyasa fiyatları ile fiyat değişim niyet ve zamanlamalarına ilişkin iletişim içinde oldukları değerlendirilerek, stratejik belirsizliği ortadan kaldıran bu iletişim yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.

 

 Kurulun Geçici Tebdir Şartlarını Değerlendirmesi

4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrası “… nihai karara kadar ciddi ve telafi olunamayacak zararların ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğu durumlarda, ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde” geçici tedbir kararı alınabileceği hükmünü haizdir.

Bu hükme koşut olarak Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde geçici tedbir kararları “bir rekabet incelemesi sonuçlanana kadar, piyasada sonradan onarılamayacak bir zararın oluşmaması için, rekabet otoritelerinin inceleme süresince teşebbüslere getirdiği ve ihlalden önceki durumu korumaya yönelik önlemler” olarak tanımlanmaktadır. 

Bununla birlikte, Kurulun geçici tedbir kararı verebilmesi için; 

- ortada bir ihlal şüphesinin olması,

- ciddi ve telafi edilemeyecek zarar tehlikesinin varlığı, 

- tedbir kararının ihlalden önceki durumu koruyucu nitelik taşıması ve 

- nihai kararın kapsamının aşılmaması 

şartlarının kümülatif olarak sağlanması gerekmektedir. 

Mevcut dosya kapsamında Kurul, yapmış olduğu değerlendirmede; 

  • Süt karşılığı yem uygulamasının taraflar arasındaki yazılı sözleşmelerde yer almamasına rağmen fiilen uygulandığını; uygulamanın çiğ süt üreticilerine süt yemi satın alma zorunluluğu doğuracak şekilde kurgulandığını ve bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde çiğ süt ticaretinin kesilmesi veya ödeme vadelerinin ertelenmesi suretiyle baskı kurulduğunu,

 

  • Söz konusu baskının münferit nitelikte olmadığını, yerinde incelemelerde elde edilen bulgular ve Kuruma intikal eden çok sayıda şikâyet dilekçesi çerçevesinde sistematik bir uygulamaya işaret ettiğini; önaraştırma tarafı sanayicilerden 39’unun hâlihazırda süt yemi satışı bulunduğunu, bu teşebbüslerin süt yemi satışlarındaki toplam pazar payının yaklaşık %16,78 seviyesinde olduğunu ve 13 teşebbüs bakımından uygulamanın baskı ve/veya zorlama eylemiyle birlikte gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini,

 

  • Süt karşılığı yem uygulaması kapsamında çiğ süt üreticilerine ihtiyaçlarının üzerinde süt yemi tedarik edildiğini, belirli yem markalarının fiilen dayatıldığını ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’nde öngörülen 1,3 parite koşuluna uyulmadığını,

 

  • Parite koşuluna uyulmaması nedeniyle çiğ süt üreticilerinin sütlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda kalabileceklerini, buna karşılık süt bedeli karşılığında temin etmeleri istenen yemlerin piyasa değerinin üzerinde fiyatlarla belirlendiğini; üreticilere yapılan ödemelerde gecikmeler yaşandığını, ödemelerin nakit olarak yapılmadığını ve bu durumun üreticilerin nakit akışını olumsuz etkilediğini,

 

  • Bu suretle çiğ süt üreticisi ve aynı zamanda süt yemi tüketicisi olan taraf bakımından üretici ve tüketici fazlasının eş zamanlı olarak azalabileceğini, bunun rekabetin kısıtlanması hâlinde ortaya çıkabilecek bir refah kaybına işaret ettiğini,

 

  • Süt karşılığı yem uygulamasının bu şekilde sürdürülmesinin, yalnızca yem satışı alanında faaliyet gösteren teşebbüslerin pazara girişini zorlaştırabileceğini, mevcut yem tedarikçilerinin müşteri tabanlarının daralması ya da tamamen ortadan kalkması riskini doğurabileceğini,

tespit etmiş olup bu tespitler ışığında geçici tedbir şartlarının kümülatif incelenmesi bakımından şu sonuçlara varmıştır:

İhlal Şüphesinin Varlığı: “Dosya kapsamındaki yerinde incelemelerde çiğ süt alımı gerçekleştiren ve süt yemi satışında bulunan bazı sanayicilerin, çiğ süt üreticilerine süt yemi satın alma zorunluluğu getirdiklerine ve süt yeminin satın alınmaması ve/veya istenen miktarda satın alınmaması durumunda çiğ süt ticaretinin kesilmesi veya ödeme vadelerinin ertelenmesi yönünde baskı yaptıklarına işaret edebilecek nitelikte deliller elde edilmiştir.” 

Ciddi ve Telafi Edilemeyecek Zarar Tehlikesinin Varlığı: “Diğer taraftan; çiğ süt üreticilerine süt karşılığı yem uygulamasının dayatılması neticesinde, yalnızca süt yemi alanında faaliyet gösteren sanayicilerin ve tedarikçilerin piyasaya girişlerinin veya mevcut pazar paylarını artırmalarının zorlaştığı; çiğ süt üreticilerinin süt satışı güvencesi karşılığında sanayicinin yemini tercih etmek zorunda kaldığı; bu durumun da diğer yem tedarikçileri açısından müşteri tabanının daralması ya da tamamen ortadan kalkması riski doğurduğu değerlendirilmektedir.”

Tedbir Kararının İhlalden Önceki Durumu Koruyucu Nitelik Taşıması ve Nihai Kararın Kapsamının Aşılmaması: “anılan uygulamanın bu aşamada sektörden tamamen kaldırılmasından ziyade, geçici tedbirin yalnızca çiğ süt üreticilerine söz konusu uygulamanın dayatılmamasıyla sınırlı tutulmasının daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Bu çerçevede geçici tedbir, nihai kararın kapsamını aşmayacak ve ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte olacaktır.”

 Bu değerlendirmeler doğrultusunda Kurul; 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, nihai karara kadar süt karşılığı yem uygulaması kapsamında çiğ süt üreticilerine miktar ve/veya marka zorlaması yapılmamasına ve Çiğ Süt Üretim Sözleşmesi’nde yer alan ilgili hükümlerin uygulanmasına yönelik geçici tedbir uygulanmasına karar vermiştir.

Geçici tedbirlere uyulup uyulmadığının izlenebilmesi amacıyla, soruşturma bildiriminin taraflara tebliğinden Kurulun nihai kararına kadar üçer aylık dönemler hâlinde, süt alımı ve yem satışını gösterir faturaların Kuruma sunulması yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca, çiğ süt üreticilerinin bilgilendirilmesini teminen, geçici tedbir hükümlerine ilişkin bilgilendirme metninin üreticilere ulaştırılması ve bu hususun Kuruma tevsik edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kurul, geçici tedbir kararında öngörülen yükümlülüklere uyulmaması hâlinde 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağını ifade etmiş; karara karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolunun açık olduğuna oybirliğiyle karar vermiştir.