I. REKABET KURUMUNUN YOL HARİTASI: MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ, SEKTÖR İNCELEMELERİ VE YENİ REKABET POLİTİKALARI
2026 yılının ilk yarısı, Rekabet Kurumunun yalnızca soruşturma ve kararlarıyla değil, aynı zamanda mevzuat çalışmaları, sektör incelemeleri ve yeni rekabet sorunlarına ilişkin politika arayışlarıyla da dikkat çektiği bir dönem olmuştur. Bu dönemde yapılan düzenlemeler ve başlatılan çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, Kurumun giderek daha veri odaklı, proaktif ve gelecekte ortaya çıkabilecek rekabet sorunlarını önceden tespit etmeye yönelik bir yaklaşım benimsediği görülmektedir. Özellikle dijitalleşme, yapay zekâ ve veri ekonomisinin rekabet hukuku bakımından doğurduğu yeni riskler, Kurumun gündeminde belirgin bir ağırlık kazanmıştır.
A. Birleşme ve Devralma Rejiminde Kapsamlı Güncelleme
Birleşme ve devralma denetimine ilişkin mevzuatta 2026 yılının ilk yarısında önemli değişiklikler yapılmıştır. 11 Şubat 2026 tarihli ve 32810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tebliğ No: 2026/2 ile Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'de (Tebliğ No: 2010/4) değişikliğe gidilmiş; işlem tarafı tanımı yeniden düzenlenmiş, ciro eşikleri önemli ölçüde artırılmış, teknoloji teşebbüsü istisnasının kapsamı daraltılmış ve bildirim formu sadeleştirilmiştir.
Aynı Tebliğ ile özelleştirme yoluyla devralmalara ilişkin düzenlemede yer alan ciro eşiği de yükseltilmiştir. Ayrıca, Kurum tarafından birleşme ve devralma denetimine ilişkin uygulamaya yön veren kılavuzlar 4 Mayıs 2026 tarihinde güncellenmiştir. Söz konusu değişiklikler, birleşme ve devralma denetimi bakımından 2026 yılının en önemli mevzuat gelişmelerinden biri olarak öne çıkmaktadır.
B. Kurumsal Yapıda Yeni Dönem
2026 yılının ilk yarısında dikkat çeken bir diğer gelişme, Rekabet Kurumu Teşkilat Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik olmuştur. Değişiklikle birlikte, Ekonomik Analiz ve Araştırma Daire Başkanlığının görev alanı genişletilmiş ve Başkanlığın gerekli görülen hâllerde denetim ve uygulama süreçlerine doğrudan katılabilmesinin önü açılmıştır.
Bu düzenleme, Kurumun özellikle dijital platformlar, veri temelli iş modelleri ve karmaşık pazar yapılarının incelendiği dosyalarda ekonomik ve veri odaklı analizlere daha fazla ağırlık vereceğine işaret etmektedir.
C. Sektör İncelemeleri ve Geleceğe Yönelik Düzenleyici Gündem
2026 yılının ilk yarısında Rekabet Kurumu, sektör incelemeleri aracılığıyla yalnızca mevcut piyasa sorunlarına değil, gelecekte ortaya çıkabilecek rekabetçi endişelere de odaklanmıştır. Bu kapsamda, 20 Şubat 2026 tarihinde çimento sektörüne yönelik bir sektör incelemesi başlatılmış; incelemenin, mikro verilerden yararlanılarak sektörün işleyişinin ve rekabetçi dinamiklerinin analiz edilmesi amacıyla yürütüleceği açıklanmıştır.
Bunu takiben, 7 Nisan 2026 tarihinde yapay zekâ ekosistemine yönelik bir sektör incelemesi başlatılmıştır. Kurum, inceleme kapsamında yapay zekâ değer zincirinin yapısını, veri ve hesaplama gücüne erişim koşullarını, büyük teknoloji şirketleri ile yapay zekâ geliştiricileri arasındaki ilişkileri ve yapay zekâ teknolojilerinin rekabet üzerindeki etkilerini değerlendireceğini belirtmiştir.
Öte yandan, yılın ilk yarısında yayımlanan El Terminalleri ve Benzer Cihazlar Hakkında Yapılan Uygulamalara Yönelik Sektör İncelemesi Raporu'nda ise gerçek zamanlı veri paylaşımı, algoritmik izleme ve dijital gözetim mekanizmalarının rekabet hukuku bakımından doğurabileceği risklere dikkat çekilmiştir.
D. Dijital Pazarlar ve Yapay Zekâ: Yeni Rekabet Politikasının Merkezinde
2026 yılının ilk yarısında dijital platformlar, veri temelli iş modelleri ve yapay zekâ uygulamaları Rekabet Kurumunun gündeminde belirgin bir ağırlık kazanmıştır. Yapay zekâ sektörüne yönelik inceleme başlatılması, dijital platformlara ilişkin çok sayıda soruşturma ve taahhüt kararının verilmesi ve veri kullanımına ilişkin rekabetçi endişelerin giderek daha fazla gündeme gelmesi, Kurumun bu alanları geleceğin temel rekabet hukuku meseleleri olarak gördüğünü göstermektedir.
Bu yaklaşımın en somut göstergelerinden biri de Rekabet Kurumu tarafından düzenlenen Dijital Çağda Rekabet Politikaları Çalıştayı olmuştur. Çalıştayda veri temelli iş modelleri, çok taraflı platformlar, yapay zekâ teknolojilerinin rekabet üzerindeki etkileri ve özellikle dijital pazarlarda mevcut ex post müdahale araçlarının yeterliliği ile ex ante düzenleme ihtiyacı tartışılmıştır.
Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, Rekabet Kurumunun önümüzdeki dönemde dijital pazarlar ve yapay zekâ alanında yalnızca uygulayıcı değil, aynı zamanda yeni düzenleyici araçlar geliştiren ve rekabet politikasının yönünü belirleyen bir aktör olarak daha görünür hâle geleceği söylenebilir.
II. 2026'NIN İLK YARISINA DAMGA VURAN EĞİLİMLER
2026 yılının ilk yarısında verilen kararlar, başlatılan soruşturmalar ve yürütülen politika çalışmaları birlikte değerlendirildiğinde, Türk rekabet hukukunda aşağıdaki eğilimlerin öne çıktığı görülmektedir:
Anılan eğilimler, 2026 yılının ilk yarısında verilen kararların ve başlatılan soruşturmaların anlaşılması bakımından önemli bir arka plan sunmaktadır. Bu çerçevede, dönemin öne çıkan kararlarının incelenmesi faydalı olacaktır.
III. KISA KARARLAR
A. Önemli Taahhüt Kararları
* Meta (Threads): Dijital Platformlara Yönelik Taahhütlerin İlk Büyük Sınavı
Rekabet Kurulu, Meta'nın daha önce sunduğu taahhütler doğrultusunda Threads uygulamasının Türkiye'de yeniden kullanıma sunulmasına izin vermiştir. Karar kapsamında, kullanıcıların Threads'i Instagram'dan bağımsız olarak kullanabilmesi ve iki platform arasındaki veri birleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması öngörülmüştür. Karar, dijital platformlar bakımından veri birleştirme ve ekosistem temelli rekabet endişelerine yönelik Kurul yaklaşımını göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
* Coca-Cola: Davranışsal Taahhütlerin Kapsamı Genişletildi
Kurul, Coca-Cola tarafından sunulan yeni taahhütleri kabul ederek rakip ürünlerin Coca-Cola soğutucularına erişim imkânını genişletmiştir. Kararla birlikte soğutucu erişimi, indirim sistemleri ve bayi teşviklerine ilişkin uygulamalar yeniden düzenlenmiştir. Karar, münhasırlık ve rakiplerin satış noktalarına erişimi bakımından dikkat çekmektedir.
* Dizi Platformları: Dijital İçerik Pazarında Münhasırlık Dönemi Sona Eriyor
Netflix, Disney+, BluTV, Amazon Prime, Exxen ve Gain tarafından sunulan taahhütler kapsamında içerik ve yetenek münhasırlıklarına önemli sınırlamalar getirilmiştir. Karar, oyuncuların, senaristlerin ve yapımcıların tek bir platforma bağlanmasının önüne geçmesi ve Türkiye'de dijital içerik pazarının rekabetçi yapısını yeniden şekillendirebilecek nitelikte olması nedeniyle yılın en dikkat çekici taahhüt kararlarından biri olmuştur.
B. Önemli Soruşturma Kararları
*Lastik Sektörü: Yılın En Büyük Rekabet Soruşturması
Otomotiv sektöründe lastik üretimi ve dağıtımı alanında faaliyet gösteren çok sayıda teşebbüsü kapsayan soruşturma sonucunda yaklaşık 3,5 milyar TL idari para cezası uygulanmıştır. Dosya; yeniden satış fiyatının belirlenmesi, bölge ve müşteri kısıtlamaları, rekabete hassas bilgi değişimi ve iş gücü piyasasına ilişkin ihlal iddialarını aynı anda içermesi bakımından son derece dikkat çekicidir. Karar, hem ceza miktarı hem de iş gücü piyasalarını klasik kartel dosyalarının merkezine yerleştirmesi nedeniyle yılın en önemli rekabet soruşturmalarından biri olarak öne çıkmaktadır.
*Mediamarkt: Türkiye'nin En Önemli "Hub-and-Spoke" Kararlarından Biri
Kurul, tüketici elektroniği sektöründe dolaylı bilgi değişimi yoluyla bir "topla-dağıt karteli" tespit ederek yaklaşık 330 milyon TL idari para cezası uygulamıştır. Karar, rakipler arasında doğrudan temas bulunmasa dahi üçüncü kişiler aracılığıyla gerçekleştirilen koordinasyonun kartel olarak nitelendirilebileceğini açık biçimde ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
*Kast Ajansları ve Menajerlik Sektörü: Yaratıcı Endüstrilere İlk Büyük Müdahale
Kurul, kast ajansları ve menajerlik sektöründe rekabete hassas bilgi değişimi ve komisyon oranlarının birlikte belirlenmesine ilişkin tespitlerde bulunmuştur. Karar, kültür ekonomisi alanında verilen ilk kapsamlı rekabet hukuku kararlarından biri olması nedeniyle dikkat çekmektedir.
*Klor-Alkali Sektörü: İhalede Danışıklı Teklif ve Yıkıcı Fiyatlama Aynı Dosyada
Kurul, klor-alkali sektöründe ihalede danışıklı teklif ve yıkıcı fiyatlama iddialarını aynı soruşturma kapsamında değerlendirerek yüksek tutarlı idari para cezaları uygulamıştır. Karar, Kurulun hem kartel hem de hâkim durumun kötüye kullanılması teorilerini aynı dosyada birlikte uygulaması bakımından dikkat çekmektedir.
C. Önemli Geçici Tedbir Kararları
* Meta: Yapay Zekâ Alanındaki İlk Geçici Tedbirlerden Biri
Kurul, Meta hakkında yürütülen soruşturma kapsamında, WhatsApp kullanıcılarının yalnızca Meta AI ile sınırlı kalmasının rekabetçi endişeler doğurabileceği gerekçesiyle geçici tedbir kararı vermiştir. Karar, Türk rekabet hukukunda üretken yapay zekâ ve dijital ekosistemlere yönelik ilk müdahalelerden biri olması bakımından önem taşımaktadır.
* Magnum: Satış Noktalarına Erişime Yönelik Erken Müdahale
Kurul, Magnum soruşturması kapsamında dondurma dolaplarının belirli bir bölümünün rakip markaların kullanımına açılmasına yönelik geçici tedbir kararı vermiştir. Karar, nihai karar beklenmeden pazardaki dışlayıcı etkilerin önlenmesine yönelik proaktif yaklaşımın yeni bir örneğini oluşturmuştur.
D. Önemli Birleşme Devralma Kararları
* Uber/Getir: Taahhütler Çerçevesinde İzin Verilen Dikkat Çekici Bir Devralma İşlemi
Rekabet Kurulu, Uber Technologies Inc. tarafından Getir AŞ'ye ait çevrim içi yemek siparişi ve teslimatı hizmetleri ile çevrim içi hızlı tüketim malları siparişi ve teslimatı hizmetlerine ilişkin bazı iş kollarının devralınmasına, Uber tarafından sunulan taahhütler çerçevesinde izin vermiştir. Karar kapsamında Uber'in Türkiye'ye toplam 500 milyon ABD doları tutarında yatırım yapmayı taahhüt ettiği açıklanmıştır. Karar, dijital platform pazarlarında taahhütler çerçevesinde izin verilen ilk önemli devralma işlemlerinden biri olması ve yatırım taahhütlerinin rekabet hukuku bakımından oynayabileceği rolü göstermesi nedeniyle dikkat çekmektedir.
E. Yeni Açılan Soruşturmalar
2026 yılının ilk yarısında Rekabet Kurulu aşağıdaki sektör ve teşebbüsler hakkında soruşturma başlatmıştır:
IV. YAYIMLANAN GEREKÇELİ KARARLAR
2026 yılının ilk yarısında Rekabet Kurulu tarafından yayımlanan gerekçeli kararlar, yalnızca somut uyuşmazlıklar bakımından değil, aynı zamanda Türk rekabet hukukunun gelişim yönünü göstermesi bakımından da önem taşımaktadır. Özellikle iş gücü piyasalarına ilişkin ihlaller, algoritmik fiyatlandırma uygulamaları, kartel kolaylaştırıcılığı, zamanaşımı ve yerinde inceleme standartlarına ilişkin tespitler, Kurulun son dönemdeki önceliklerini ve içtihadi yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu dönemde on soruşturma kararı, kırk beş uzlaşma kararı, beş taahhüt kararı ve yedi yerinde inceleme kararı yayımlanmıştır.
Bunun yanında, yayımlanan uzlaşma kararlarının sayısındaki artış, uzlaşma mekanizmasının Rekabet Kurulu uygulamasında kalıcı ve yaygın bir usul aracı hâline geldiğini göstermektedir. Özellikle yeniden satış fiyatının belirlenmesi ve rekabete hassas bilgi değişimine ilişkin dosyaların önemli bir kısmının uzlaşma ile sonuçlandırılması, Kurulun soruşturmaların daha kısa sürede sonuçlandırılmasına ve kaynakların daha etkin kullanılmasına yönelik yaklaşımının güçlendiğine işaret etmektedir.
A. Önemli Soruşturma Kararları
*Adidas (25-37/880-518): Zamanaşımı Hesabına İlişkin Önemli Bir İçtihat
Kurul, Adidas kararında rekabet ihlallerine uygulanacak sekiz yıllık zamanaşımı süresinin hesabında, süresi içinde verilen bir Kurul kararının idari yargı tarafından iptal edilmesi halinde yargıda geçen sürenin dikkate alınmayacağını kabul etmiştir. Karar, rekabet hukukunda zamanaşımının hesaplanmasına ilişkin önemli bir içtihat ortaya koyması ve uzun süredir devam eden soruşturmaların akıbeti bakımından emsal niteliği taşıması nedeniyle dikkat çekmektedir.
*Ankara Hazır Beton (25-19/457-215): İş Gücü Piyasalarına Yönelik İlk Kapsamlı Kararlardan Biri
Kurul, çalışan ücretlerine ilişkin rekabete hassas bilgi değişiminin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir. Karar, çalışan ücretlerine ilişkin bilgi paylaşımının tek başına rekabet ihlali oluşturabileceğini açıkça ortaya koyması ve Türkiye'de iş gücü piyasalarına yönelik ilk kapsamlı rekabet hukuku uygulamalarından biri olması bakımından önem taşımaktadır.
*Aydın Sürücü Kursları (25-41/-1016-582): Kartel Kolaylaştırıcılığına İlişkin İlk Kapsamlı Değerlendirme
Kurul, kartelin kurulmasına veya sürdürülmesine aracılık eden ve ilgili pazarda faaliyet göstermeyen bir teşebbüsün dahi "kartel kolaylaştırıcısı" sıfatıyla sorumlu tutulabileceğini kabul etmiştir. Karar, Türk rekabet hukukunda kartel kolaylaştırıcılığı kavramının sınırlarını somutlaştırması ve üçüncü kişilerin kartel sorumluluğuna ilişkin önemli tespitler içermesi nedeniyle öne çıkmaktadır.
*Beyaz Et (25-35/837-492): Davranışsal Tedbirlerle Sektöre Doğrudan Müdahale
Kurul, beyaz et sektöründe üretici ve tedarikçiler arasında fiyat koordinasyonu riskini azaltmak amacıyla davranışsal tedbirlere hükmetmiştir. Bu kapsamda, üretici ve tedarikçilerin fiyat listelerini alıcılara duyurdukları andan itibaren uygulamaya koymaları ve ileri tarihli fiyat listesi uygulamasını tamamen sonlandırmaları istenmiştir. Karar, Kurulun yalnızca ihlal tespiti yapmakla yetinmeyip, rekabetçi riskleri ortadan kaldırmak amacıyla sektörün ticari uygulamalarına doğrudan müdahale etmesi bakımından dikkat çekmektedir.
*Çiğ Süt ve Yem (25-31/718-428): Geçici Tedbir Mekanizmasının Etkin Kullanımı
Kurul, çiğ süt üreticilerinin süt karşılığında belirli miktarda veya belirli markada yem almaya zorlanmasının rekabeti kısıtlama riski doğurduğunu değerlendirerek, soruşturmanın sonucunu beklemeksizin 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında geçici tedbir kararı vermiştir. Nihai karar verilinceye kadar söz konusu uygulamaların derhal durdurulmasına hükmedilmesi, Kurulun telafisi güç zararların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla geçici tedbir mekanizmasını etkin biçimde kullanmaya hazır olduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
*Güç Transformatörleri (25-10/246-126): Tek Bir Kartel Kapsamında Değerlendirilen Çok Katmanlı İhlaller
Kurul, elektrik iletim ve dağıtım ekipmanları sektöründe teşebbüslerin ihalelerde danışıklı teklifler verdikleri, iş kalemlerini paylaştıkları ve ihale dışı satışlarda fiyat ve iskonto oranlarını belirledikleri sonucuna ulaşmıştır. Kararda, farklı ürün grupları ve müşteri segmentlerine ilişkin bu davranışların tek bir rekabete aykırı uzlaşının parçaları olduğu kabul edilmiştir. Karar, çok sayıda davranışın tek ve sürekli bir kartel kapsamında değerlendirilmesi bakımından dikkat çekmektedir.
*İlaç Sektörü (25-34/810-474): İş Gücü Piyasalarına İlişkin En Kapsamlı Soruşturmalardan Biri
Kurul, çalışan ayartmama anlaşmalarını müşteri veya pazar paylaşımı kartelleriyle eş değer görmüş ve bu tür anlaşmaların amaç bakımından rekabet ihlali oluşturduğunu açıkça ortaya koymuştur. Ayrıca ücret ve yan haklara ilişkin ileriye dönük bilgi paylaşımının da rekabet hukuku bakımından ihlal teşkil edebileceği teyit edilmiştir. Karar, Türkiye'de iş gücü piyasalarına yönelik en kapsamlı rekabet soruşturmalarından biri olması ve çalışan ayartmama anlaşmalarına ilişkin önemli ilkeler ortaya koyması nedeniyle öne çıkmaktadır.
*Yemeksepeti (25-20/488-228): Hâkim Durumun Kaybedilebileceğini Gösteren Önemli Bir Karar
Kurul, önceki kararlarında çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmetleri pazarında hâkim durumda kabul ettiği Yemeksepeti'nin artık hâkim durumda olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Rakip platformların güçlenmesi ve dışlayıcı etkilerin ortaya konulamaması nedeniyle bağlama uygulaması ve haksız ticari şartlar bakımından ihlal tespit edilmemiştir. Karar, dijital platform pazarlarının son derece dinamik olduğunu ve bir teşebbüsün geçmişte sahip olduğu hâkim durumun zaman içerisinde ortadan kalkabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekmektedir.
B. Önemli Taahhüt Kararları
*Sahibinden.com(25-49/1208-683): Türk Rekabet Hukukunda Self-Preferencing'e İlişkin Önemli Taahhüt Kararlarından Biri
Kurul, platformun kendi hizmetlerini kayırmasına ve platform verilerini rakip hizmetler aleyhine kullanmasına ilişkin rekabetçi endişeleri taahhütlerle gidermiştir. Veri kullanımına sınırlamalar getirilmiş ve yönlendirme uygulamaları kaldırılmıştır. Karar, Türk rekabet hukukunda self-preferencing, platform tarafsızlığı ve veri avantajı konularına ilişkin en önemli içtihatlardan birini oluşturması bakımından öne çıkmaktadır.
*Varta (25-38/896-526): Çevrim İçi Satışlara İlişkin Kurul Yaklaşımının Netleşmesi
Varta kararı, bölge ve müşteri kısıtlamaları ile internet satışlarına yönelik müdahalelerin rekabet hukuku bakımından sınırlarını göstermesi açısından dikkat çekmektedir.
C. Yerinde İnceleme Kararları
*Duru Pazarlama (25-43/1059-606): Yerinde İnceleme Yetkisi Distribütörlere de Uzanıyor
Kurul, teşebbüsün distribütörü nezdinde gerçekleştirilen inceleme sırasında WhatsApp yazışmalarının silinmesini yerinde incelemenin engellenmesi olarak değerlendirmiştir. Karar, yerinde inceleme yetkisinin yalnızca soruşturma tarafı teşebbüslerle sınırlı olmadığını ve distribütörler nezdinde de etkin şekilde kullanılabileceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
*Coca-Cola (25-43/1058-605): Dijital Delillerin Teknik İncelemesinde Yeni Bir Aşama
Kurul, WhatsApp mesajlarının yeniden görünmeye başlaması ve cihazın saat dilimine ilişkin teknik verileri birlikte değerlendirerek veri silinmesine ilişkin bulgulara ulaşmıştır. Karar, yerinde incelemelerde dijital verilerin yalnızca görünür içerikleriyle değil, teknik izleriyle de incelendiğini göstermesi bakımından dikkat çekmektedir.
*Erkal (25-34/800-470): İş Yeri Dışındaki Cihazlar da İnceleme Kapsamında
Kurul, şirket yöneticisinin işyeri dışında ve teknesinde bulunmasına rağmen mobil cihazının inceleme kapsamında talep edilebileceğini kabul etmiştir. Karar, iş yeri dışında bulunan ve işle ilgili veri içeren cihazların da yerinde incelemeye konu olabileceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.
*Provision (25-41/998-575): Mobil Cihazı Sunmamak Tek Başına İhlal Sonucu Doğurabilir
Kurul, talep edilen mobil cihazın incelemeye sunulmamasını yerinde incelemenin engellenmesi olarak değerlendirmiştir. Karar, inceleme talebine pasif direnişin dahi ağır yaptırımlara yol açabileceğini göstermesi bakımından dikkat çekmektedir.
*SELTAŞ (25-34/799-469): WhatsApp Grubundan Ayrılmak Dahi İnceleme Konusu Olabilir
Kurul, yerinde inceleme başladıktan sonra teşebbüs yetkililerinin rakiplerin de bulunduğu bir WhatsApp grubundan ayrılmalarını değerlendirmeye konu etmiştir. Karar, yerinde inceleme sürecinde dijital platformlardaki davranışların da Kurulun yakın takibi altında olduğunu göstermektedir.
*Spotify (25-26/634-392): Günlük İdari Para Cezasının Somut Uygulaması
Kurul, Türkiye'deki ofisini kapatmış olmasına rağmen Türkiye pazarına yönelik faaliyetlerini sürdürdüğü anlaşılan Spotify hakkında yerinde incelemenin engellendiği sonucuna ulaşmış ve teşebbüsün Kurumu inceleme için davet etmemesi hâlinde günlük idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir. Karar, günlük idari para cezası mekanizmasının uygulandığı dikkat çekici örneklerden biri olması bakımından öne çıkmaktadır.
V. SONUÇ VE GELECEĞE İLİŞKİN BEKLENTİLER
2026 yılının ilk yarısı, Türk rekabet hukuku bakımından hem uygulama yoğunluğunun hem de düzenleyici faaliyetlerin belirgin şekilde arttığı bir dönem olmuştur. Birleşme ve devralma rejiminde yapılan kapsamlı değişiklikler, ekonomik analizin kurumsal yapı içerisindeki ağırlığının artırılması ve sektör incelemeleri yoluyla piyasa dinamiklerinin daha yakından takip edilmesi, Rekabet Kurumunun politika gündeminde önemli bir dönüşüme işaret etmektedir.
Uygulama bakımından ise iş gücü piyasaları, dijital platformlar, veri kullanımı ve yapay zekâ uygulamaları öne çıkmıştır. Lastik sektörüne ilişkin soruşturma sonucunda verilen yüksek tutarlı idari para cezaları, Mediamarkt kararıyla dolaylı bilgi değişimi ve hub-and-spoke kartellerine ilişkin yaklaşımın somutlaşması, iş gücü piyasalarına ilişkin karar ve soruşturmaların artması ile yaratıcı endüstrilere yönelik ilk kapsamlı müdahalelerden biri olan kast ajansları dosyası, 2026 yılının ilk yarısına damga vuran gelişmeler arasında yer almıştır.
Bunun yanında, taahhüt ve geçici tedbir mekanizmalarının özellikle dijital pazarlar ve dışlayıcı uygulamalara ilişkin dosyalarda daha sık kullanılması, Kurulun rekabetçi endişelere daha hızlı ve esnek müdahale etme eğilimini ortaya koymaktadır. Öte yandan, yerinde incelemelerde mobil cihazlar ve dijital delillere ilişkin giderek katılaşan yaklaşım, teşebbüsler bakımından rekabet hukuku uyum programlarının ve veri yönetimi süreçlerinin önemini artırmaktadır.
Mevcut eğilimler dikkate alındığında, önümüzdeki dönemde iş gücü piyasaları, dijital platformlar, veri temelli rekabet sorunları ve yapay zekâ uygulamalarının Rekabet Kurumunun gündemindeki ağırlığını koruyacağı; ekonomik analiz, sektör incelemeleri ve davranışsal müdahale araçlarının ise rekabet hukuku uygulamasında daha görünür hâle geleceği öngörülebilir.